• eminbaristarim
  • Yorum yapılmamış

Dava Dosyası, Philadelphia’nın Şekerli Meşrubatlara Getirdiği Verginin Geçerliliğini Test Ediyor

Yazar: Timothy M. Smith, Çeviri: Sıla Özkavaf
Pennsylvania mahkemelerindeki bir dava, Philadelphia’nın şekerle tatlandırılmış içeceklerin (Sugar-Sweetened Beverages- SSB) dağılımında ons (0,03 ml) başına 1.5 sentlik bir vergi önermesine meydan okuyor. Lora Jean Williams ile City of Philadelphia arasındaki dava, kentin halk sağlığına zarar veren bir ürünün dağıtımından vergi kesmeye yetkili olup olmadığı üzerine.

Şehrin kanunları, doğal şeker ve yüksek früktoz içeren mısır şurubu gibi şeker esaslı tatlandırıcıların kullanıldığı içeceklerin yanı sıra ikame olarak yapay şekerin kullanıldığı herhangi bir içeceği de etkiliyor.  Vergi istisnası, şekerin sonradan eklendiği bazı tatlandırılmamış içeceklerin yanı sıra, yüzde 50’den fazla süt, taze meyve veya sebze içeren içecekleri kapsıyor.

Amerikan Medikal Derneği (American Medical Association-AMA) ve diğer 14 halk sağlığı paydaşının yayınladığı bir uzman raporu, Philadelphia’nın halkın sağlığı ve refahı için kanun yapma hakkına sahip olduğunu öne sürüyor.

Rapor, “Bu vergiler benzer yerel ve federal yönetimler için iyi bilinen araçlardır; bu sadece meşrubatlar için yeni uygulanmaya başlandı.” diyor. “Davacılar, zararlı bir ürünün dağıtılmasına dair şehrin yaptığı temel vergilendirmeyi, devlet hukuku ile üstünlüğü sağlanmış yasadışı güç gaspı olarak resmetmeye çalışıyor. Fakat devlet ve yerel yönetim dengesini bozacak olanın ise davacıların duruşu olduğunu belirtiyor”.

Onların yasal teorisi, yurttaşları sağlıksız ürünlerin tüketimini azaltmaya teşvik ederek halk sağlığını ve refahı ileriye götürecek olan yalnızca bu vergiyi değil, potansiyel olarak birçok vergiyi ve vergi dışı girişimleri de geçersiz kılacaktır.

Rapor üç ana sav ortaya koyuyor.

Şekerle Tatlandırılmış İçeceklerin (SSB) Fazla Tüketimi Sağlık Risklerinin Artması İle İlişkilidir.

Riskler obezite ve ona bağlı zararlar ile başlar, ancak orada durmazlar. Ayrıca kalp hastalığı ve tip 2 diyabet de risk dahilindedir. Şeker, aynı zamanda ABD’de en sık görülen yegâne kronik hastalık olan diş çürüğüne neden olabilir. Diş çürümesi, Amerikalı çocukların yüzde 42’sini, ergenlerin yüzde 59’unu ve yetişkinlerin yüzde 92’sini etkiliyor.

Amerikan beslenme biçiminin birincil şeker kaynağı şekerli içeceklerdir. Örneğin, 12 onsluk bir kola sekiz çay kaşığından daha fazla şeker içeriyor.

Philadelphia, Fazla SSB Tüketiminin Neden Olduğu Kronik Hastalıklardan Muzdariptir.

Metin, “Bu sorunlar Philadelphia’ya özgü değil fakat Philadelphia maalesef büyük şehirlerin arasında SSB’lerin sebep olduğu kalp hastalığı, şeker hastalığı, obezite ve diğer hastalıklar nedeniyle halk sağlığında meydana gelen kötü sonuçlarda başı çekiyor” dedi.

Philadelphialılar günde kişi başına yarım litre SSB tüketiyor. Buna ek olarak, Philadelphia en yüksek beklenmedik kardiyovasküler ölüm oranına ve ülkedeki en büyük 10 kent arasında en yüksek yetişkin diyabet oranına sahip. Aynı zamanda, 10 büyük şehir arasında en yüksek oranda, ülke oranının neredeyse iki katı kadar obez ergen var.

Şeker Endüstrisinin İddiaları, Kentin Halk Sağlığı ve Refahı İçin İdare Edilmesi Temel Becerisine Gölge Düşürecektir.

Davacılar, şeker vergisinin devlet perakende vergisini tekrarladığını iddia ediyor. Bununla birlikte bahsedilen rapor, devlet ve yerel yönetimlerim, farklı bir etki alanlarına sahip olduğu düşündükleri sürece aynı konu üzerine vergilendirme yapabileceğini vurguluyor. Mahkeme, davacıların görüşlerini kabul ederse, yerel hükümetin geliri artırmak içi kullandığı basit araçlar olan zararlı ürünlerin ve işlemlerin vergilendirilmesi ciddi biçimde kısıtlanacak ve olumsuz dış etkilere ve tüketici davranışlarının etkilenmesine sebebiyet verecek.

Buna ek olarak, davacılar, Pennsylvania satış vergisi ile çatıştığı için verginin geçersiz olduğunu savunuyorlar. Davacılara göre, SSB vergisi tüketimi azaltacak ve bu nedenle devletin yıllık bütçeleri onama yetkisini baltalayacak. Ancak bu mantığı benimsemek, devletin vergilendirdiği sağlıksız ürünlerin kullanımını engellemek için tasarlanan sayısız yerel vergi dışı tedbirleri (kamu okullarına beslenme yardımı ve menü etiketleme kanunları gibi) geçersiz kılacaktır.

Son olarak, davacılar verginin “federal gıda pulları ile satın alınabilecek birçok içecek satışı üzerinde doğrudan uygulanacağını”, Ek Beslenme Yardım Programı (SNAP) yararlanıcılarının satın alma gücünü düşürdüğünü ve devleti federal standartların dışına ittiğini savunuyor. Bununla birlikte, uzman raporu verginin SSB’ lere doğrudan uygulanmadığını; içecek ana bayii ve dağıtıcılarını hedef aldığı karşılığını veriyor.

California, Berkeley, SSB’lere 2015 yılında vergi koyan ilk şehir oldu. Philadelphia, şeker vergisini 2016 yılında yürürlüğe koydu ve o tarihten bu yana altı ilde ve bir ilçede uygulamaya geçildi.

Amerikan Medikal Derneği (AMA), devlet sağlık kurumlarının, Ek Beslenme Yardım Programı (SNAP) faydalanıcılarını sağlıklı içecek seçenekleri konusunda eğitme; yüksek kalorili, düşük besin içerikli içeceklerin sağlıklı bir alternatifi olarak besleyici içeceklerin tüketilmesini ve kullanılabilirliğini teşvik etme ve ilk ve orta dereceli okullarda sunulan atıştırmalık yiyeceklerin besin değerini arttırma çabalarını destekleyen bir politikaya sahiptir

 

*Bu çevirinin yazıldığı dildeki hali aşağıdaki linkte yayınlanmıştır.
https://wire.ama-assn.org/delivering-care/court-case-tests-philadelphia-s-sugary-drinks-tax

Yazar eminbaristarim